DIŞ TİCARET

Dış Ticaret

Dış Ticaret İşlemlerinde Kullanılan Ödeme Yöntemleri

Dış Ticaret işlemlerinde alıcı ve satıcı sözleşme şartlarını oluştururlarken ödeme şeklini de belirlerler. Ödeme şeklinin belirlenmesinde pek çok faktör rol oynar.

  • Taraflar arasındaki güven
  • Tarafların finansman ihtiyaçları
  • Tarafların pazarlık güçleri
  • Ülke riskleri
  • Ticarete konu mala olan uluslararası talep
  • Satıcıların yeni pazar arayışları ve bu bağlamda risk alma zorunluluklar.
  • Peşin ödeme indirimleri

bu faktörlerden bazılarıdır.

İhracatçı, ithalatçı, ihracatçının bankası ve ithalatçının bankası; ödeme yöntemlerinde işlemlere dahil olan dört temel taraf olarak karşımıza çıkar. Anlaşmaya varılan ödeme yönteminin özelliklerine göre de; tarafların aldıkları riskler, sorumluluklar ve görevler değişkenlik gösterir. Bu nedenle ödeme yöntemi belirlenirken; ödeme yönteminin özellikleri ve beraberinde taşıdığı risklerin çok iyi bilinmesi gerekir. 

Uluslararası ticarette kullanılan 4 temel ödeme şekli vardır. Bu ödeme şekilleri:

Peşin Ödeme (Advance Payment)

Mal Mukabili Ödeme (Cash Against Goods)

Vesail Mukabili Ödeme (Documentary Collections)

Akreditif (Letter Of Credit)

Bu dört temel ve klasik ödeme şekline alternatif olarak, çok yeni olmakla birlikte BPO (Bank Payment Obligation) - Banka Ödeme Yükümlülüğü de dış ticaret dünyasında yerini almaya başlamıştır ancak henüz diğer ödeme şekilleri gibi çok yaygın bir kullanımı yoktur. 

Her bir ödeme şeklinin özellikleri ve beraberinde taşıdığı riskler ve sunduğu avantajlar; ihracatçı ve ithalatçı açısından bakıldığında farklılık arz eder. Bir ödeme şekli sadece ihracatçının menfaatlerini en üst düzeyde korurken, başka bir ödeme şekli sadece ithalatçının riskini en düşük seviyede tutar. Bazı ödeme şekilleri ise her iki tarafa da güvence sağlar.

Bazı ödeme şekillerinde, bankaların hiçbir sorumluğu ve riski yoktur. Bu ödeme şekilleri genellikle alıcı ve satıcının uzun yıllara dayalı ve istikrarlı bir ticari ilişkisi var ise karşımıza çıkar. İthalatçı ve ihracatçı araya güven unsuru olarak herhangi bir banka güvencesini almaksızın; karşılıklı olarak işlemlerini gerçekleştirirler. Bazı ödeme şekillerinde ise bankalar doğrudan güven unsuru olarak işlemin içerisinde yer alırlar, hatta bazı durumlarda ödeme şeklinin getirdiği sorumluluklara ek olarak risk de alabilirler.

Dış ticaret işlemlerinde ihracatçının temel olarak karşı karşıya kaldığı en büyük risk, yüklediği malın ödemesini alamamaktır. İthalatçı açısından en temel risk ise ödemesini yaptığı malın/hizmetin karşılığını alamamaktır.

Yukarıdaki tabloya baktığımızda; ihracatçı açısından hiç risk taşımayan ve en ideal ödeme şekli Peşin Ödeme iken; ithalatçı açısından Peşin Ödeme en riskli ödeme şeklidir.

Aynı şekilde Mal Mukabili Ödeme şekli ithalatçı açısından bakıldığında riski en düşük ödeme şekli iken, ihracatçı açısından en riskli ödeme şeklidir.

Akreditif ve Vesaik Mukabili Ödeme şekilleri ise diğer iki ödeme şekli ile karşılaştırıldığında riskleri tek bir tarafa yüklemekten ziyade her iki tarafa da bir takım güvenceler sağlar.

Her bir ödeme şeklinin, tarafların nakit akışlarına etkileri de farklıdır. Peşin Ödeme şeklinde ihracatçı kendisine ön finansman olanağı sağlarken, Mal Mukabili Ödeme şeklinde ihracatçı firma ithalatçı firmayı bir nevi kredilendirir.

yukarı çık